AKTİVİTELER

Gezilicek Yerler

Maden Deresi Ve Şelalesi

1914’te Fransızlar, Sakarya’da işlettikleri madenleri terk ettiler. Bugün hala madenlerden geriye kalan tünel ve rayların korunduğu Maden Deresi, yıllar içinde doğanın eşsiz güzelliğine teslim olmuş ve sık orman örtüsüne bürünmüştür. Maden Deresi Sakarya’ya bağlı olup Karadeniz kıyısındaki Kocaali ve Karasu ilçeleri arasında bulunur. 30 kilometre uzunluğundaki Maden Deresi, kuzeydeki Karadeniz’e doğru akar. Çam Dağı’ndan kaynayan doğal kaynak suyu bazen Kocaali bazen Karasu topraklarını sular. Dere yatağı, Osmanlı’nın son döneminde kurşun, boraks, çinko ve altın madenleri işletilen bir bölge olduğundan Maden Deresi ismiyle anılır. Maden Deresi; dinlenme tesisleri, mesire yerleri, alabalık çiftlikleri, şelale ve akarsu gibi gezilecek yerleri ile günübirlik tatil mekanıdır. Özellikle İstanbul’a olan yakınlığından dolayı kısa bir tatil yapmak isteyen İstanbullular için hafta sonları gidebilecekleri çok uygun bir dinlenme yeridir.

Derenin dinlendirici sesini dinleyerek kırlarda piknik yapmak, şelalenin büyüleyici fotoğraflarını çekmek ve tarihi maden mağarasını gezmek Maden Deresi ziyaretinizde mutlaka yapmanız gerekenler arasındadır. Bu bölge oldukça sık ormanlık bir alandır. Derin bir vadinin içinde akan derenin her iki tarafı kayın, kestane ve çınar ağaçları ile kaplıdır. Bu ağaçların altında ekim-kasım aylarında kestaneye, bahar yaz aylarında da dağ çileği yemeye doyulmaz. Patikayı takip ederseniz kayalıklar üzerinde çeşitli mağara girişleri görebilirsiniz. Geçmişte altın madenlerinin bulunduğu bu mağaraların çoğu kapatılmış olup bazı tüneller hala kullanılmaktadır. Bu alanda bulunan yollar macera arayan dağcılar ve doğa sporları tutkunları tarafından uygun bir parkur olarak belirlenmiş ve oldukça sık tercih edilmektedir. Maden Deresi şelalesinin hemen arkasında Cenevizlilerden kalan yaklaşık 15 metre yüksekliğinde bir set var. Taşlardan örülerek oluşturulmuş bu set, Maden Deresi’nin üzerinde baraj gibi görünmektedir.

Piknik alanlarından yukarı doğru yürüdüğünüzde şelaleye ulaşıyorsunuz. Özel ayakkabılarla derenin içinden geçerek de şelaleye varabilirsiniz. Buradaki şelale 5 metre yüksekliğindedir.  Suyu oldukça soğuk olan derenin içinde açılan yollardan ve sudan, hatta mağara ve taş balkonlardan tırmanarak şelale tırmanışı yapmanız mümkün.

Maden Deresi’nde cilt hastalıklarına, mide rahatsızlıkları, sinir sistemi hastalıkları ve yaraların iyileşmesine iyi geldiği söylenen şifalı sular bulunmaktadır. Maden Deresi içindeki kaplıcalar ve şifalı sular yılın dört mevsimi ziyaretçi çekmektedir. Kaplıca bölgelerinin çevresi ormanlık alanlarla kaplı sakin bir dinlenme imkanı sunar. Alabalık ve sazan balıklarının bulunduğu Maden Deresi’nde olta ile balıkçılık da yapılmaktadır.

Acarlar Longozu

Longozun asıl anlamı su içine batmış ormandır. Acarlar Longozu, Dünya’da yer alan en büyük longoz olarak da bilinmektedir. Bu tip yerlerde yani longozlar da çok fazla hayvan yaşamaktadır. Özellik ile çok fazla balık çeşidi bölgede yaşamaktadır. Aynı zamanda suyun çok olması ile beraber bitki örtüsü de son derece fazla gelişmektedir. Longozlar tam bir doğa harikasıdır. Bu bölgenin etrafında harika bir tatil yapabilirsiniz. Son derece ideal bir dinlenme alanı olacak olan bölgede gerek aileniz ile gerek ise tek başınıza son derece hoş bir tatil yapabilirsiniz.
Şimdi bir orman hayal edin. İçerisinde bir sürü bildiğiniz tanıdığınız ağaç türünün bulunduğu. Burası işte tam da öyle bir yer. Fakat buranın tek farkı bilip tanıdığınız tüm bu ağaçların köklerinin suyun altında olması. Gökyüzünün maviliği ile kökleri suyun altında kalmış harika ağaçlar ve bu ağaçların etrafında ise su tosbağaları, kazlar ve çeşitli birçok hayvan… Doğanın tam ortasında bir tatil adeta. Şehre hem  bu kadar yakın olarak hemde bu kadar uzakta gibi hissedebileceğiniz tek yer adeta burası. Longozun içerisinde kayık ile veya yunus şeklindeki deniz bisikletleri ile gezmek ve ardından güzel bir balık ziyafeti çekmek sizlerinde kulağına güzel gelmiyor mu?

Bu doğa harikası günümüzde çevre bakanlığı tarafından korunuyor ve aynı zamanda turistik açıdan insanlara tanıtılmaya çalışılıyor. Bunun yanı sıra burada bazı sorunlar da yaşanabiliyor. Bölgeye aynı zamanda Acarlar Gölü‘de denebiliyor. Bölgenin etrafında 8 adet farklı köy bulunuyor. Bu köylerin atık suları zaman zaman göle karışabiliyor ve doğayı kirletebiliyor. Bu da bölgeni en büyük sorunları arasında yer alıyor. Aynı zamanda longozda su motorları ile gezmek de zaman zaman su içerisindeki kuşlara zarar verebilmektedirler.

Yılın belli mevsimlerinde su kuşları kuluçkaya yattıklarından dolayı su motorları çok ciddi zararlara yol açabilmektedirler. Longozun etrafında yaklaşık olarak 600 metrelik bir yürüyüş yolu bulunuyor. Bu yolda sadece ağaçların ve çeşitli kuşların sesleri duyuluyor. Aynı zamanda öğlen saatlerinde burada yaşamlarını sürdüren ördekleri de beslemeniz mümkün oluyor. Longoza girişler ücretsizdir. Aynı zamanda isteyen ziyaretçiler yanlarında kendi etlerini getirerek burada bulunan küçük ahşap restorandan bir mangal da kiralayabilirler. Daha sonrasında ise ufak iskelelerden birinde biraz oturabilir ve dinlenebilirsiniz.